Kadınlarda Cinsel İsteksizlik


Diğer hayvanlar gibi bizler de doğar doğmaz dürtü olarak adlandırılan davranışlara yönelmekteyiz. Yeni doğan bir bebeğin eliyle koymuş gibi annesinin memesini bulup emmeye başlaması buna örnek gösterilebilir.

Dürtülerimiz, bazı psikolojik teorilere göre bizleri yöneten bilinçaltımızdan gelmektedir. Bilinçaltının yönettiği bu dürtülerimizin ilk amacı bizi hayatta tutmaktır. Bunun yanında ise diğer hayvanlardan farklı olarak dürtülerimiz bize yaşamımızdan haz ve zevk almamızı emreder.

Yemek içmek gibi temel dürtülerimiz ertelenemezken cinsellik gibi dürtülerimiz ertelenebilmektedir. Her ne kadar cinsel açıdan kadınlar da erkeklerle aynı dürtülere sahip olsa da toplumumuzdaki din, ahlak kuralları gibi sebeplerden ötürü bu dürtülerini baskılamak zorunda kalmaktadırlar.

Yine toplumuzda çocukluktan başlayarak erkek çocuğun cinselliğiyle barışık olması sağlanırken kız çocuğunun “uslu, aklı başında, iyi giyinmiş” olması tembihlenmektedir. Özellikle bizim toplumumuzda bu nedenlerden ötürü cinsel açıdan erkek avcı, kadın ise av rolünü üstlenmektedir.

Bunların dışında erkek cinsiyeti ile kadın cinsiyeti arasında hormonal bir dengesizlik de mevcuttur. Kadın vücudu, cinsel istekten sorumlu olan östrojeni erkek vücudunun testosteron ürettiği miktarda üretememektedir.

Bunlara ek olarak bir erkeğin cinsel açıdan tetiklenmesi genel itibariyle dokunma ve görme duyularıyla sağlanabilirken kadınlarda ise bu tetiklenmenin oluşması daha duygusal ve düşünsel bir şekilde meydana gelmektedir. Ayrıca erkeğin kafası dolu olsa dahi görsel ve dokunsal uyarımlarla tetiklenmesi mümkünken bu durum kadın için genellikle işe yaramamaktadır.

Cinsel İsteksizlik Sebeplerinden Bazıları:

  • Cinselliğin ayıp ve günah bir şey olarak öğretilmesi,
  • Bekaret konusunda sürekli bir kaygı,
  • İlişki esnasında penetrasyon sebebiyle canının acıyacağını düşünme,
  • Hamile kalma ihtimalinin korkuya dönüşmesi,
  • İş veya özel hayattaki problemler,
  • Eşi veya partneriyle duygusal ya da ilişkisel problemler yaşıyor olması,
  • Doğum kontrolü amaçlı alınan hormonlar,
  • Emzirme dönemindeki yoğun duygular, bu dönemin getirdiği yorgunluk ve uykusuzluk.

Cinsel İsteksizlik Nasıl Çözülebilir?

İlişkinin başında beri görülen bir isteksizlik durumunda kadın tarafının bu açıdan terapi görmesi gerekebilir. Bu noktada eşin de içten destek olması gerekir. Şayet isteksizlik sonradan geliştiyse iletişim ve aradaki problemleri çözebilme çok önemlidir.

Özellikle evliliklerde cinsellik kadınlar için rutin bir olay, eşe karşı yapılması gereken bir ödev haline gelmektedir. Bu sebepten kadının cinsellikten zevk alması da beklenemez. Bu noktada erkeğin kadına duygusal olarak yaklaşabilmesi, cinsel açıdan problemleri onunla açıkça konuşabilmesi önemlidir.

Cinsel hayatın renklendirilmesi ve bu sayede monotonluktan kaçınılması da iyi bir alternatif olabilir. Monotonluk sadece kadında değil erkekte de cinsel açıdan istek azalmasına yol açabilir/ açmaktadır.

Eş ile beraber cinsel duyguları arttırıcı filmlerin izlenmesi, cinselliği yatak odasından çıkarıp farklı ortamlarda yaşamak, duygusal yakınlığı koruyabilmek ve bunu geliştirmeye çalışmak, cinsel hayatı renklendirecek sürprizlerle kadın tarafını şaşırtabilmek gibi nüanslar da kadın tarafının cinsel isteksizliği aşmasında yardımcı olabilir.

Orjinal Cialis ile Sahte Cialis Arasındaki Farklar.

Satışını yapmış olduğumu orijinal cialis ürünü, Türkiye’de en çok satılan cinsel destek ürünlerinden birisi olduktan sonra maalesef piyasaya çok sayıda merdiven altı üretim, sahte cialis hap çıktı. Bu

Sperm Canlılığını Arttıran Faktörler

İnsan vücudundaki tüm hücreler dış etkenlerden etkilenirken bazı hücreler diğerlerine göre daha hassas bir yapıya sahiptir. Özellikle kadınlarda yumurtalıklar ve erkeklerde spermler dış etkenlerden en

Cialis 5 mg

Günümüzün getirdiği hayat değişkenleriyle birlikte insanlarda görülen tıbbî problemlerin sayısı artarken önceden beri görülen bazı tıbbî problemlerin görülme sayısı ve bu problemlere neden olan etmenl

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik

Diğer hayvanlar gibi bizler de doğar doğmaz dürtü olarak adlandırılan davranışlara yönelmekteyiz. Yeni doğan bir bebeğin eliyle koymuş gibi annesinin memesini bulup emmeye başlaması buna örnek gösteri