Sperm Canlılığını Arttıran Faktörler

İnsan vücudundaki tüm hücreler dış etkenlerden etkilenirken bazı hücreler diğerlerine göre daha hassas bir yapıya sahiptir. Özellikle kadınlarda yumurtalıklar ve erkeklerde spermler dış etkenlerden en kolay etkilenen hücrelerin arasında yer almaktadır. Özellikle gittikçe modernleşen insan hayatının getirdiği yan etkiler göz önünde bulundurulunca insanların çocuk yapma konusunda sıkıntı yaşamalarının bu bilgi ışığında kulağa normal gelmesi gerekiyor. 20. yy’ın başında erkeklerin ortalama sperm sayısı 100 milyondan fazla iken günümüzde bu sayı 10 milyona değin düşmüştür. Bu noktada sperm sayısının yukarıda kalması için sizlere bazı önerilerde bulunalım:

Hava Kirliliğinden Kaçınmak

Fabrikalardan çıkan zehirli gazlar ve otomobillerin egzozlarından çıkan egzoz gazları şüphesiz ki inşa vücudu için olumsuz etki yapmaktadır. Bu zararlı atıkların insan vücuduna girmesi ister istemez spermler üzerinde de oksidan etki göstermekte ve sperm sayısı ve sperm hareketliliği azalmaktadır. Çocuk sahibi olmak istiyorsanız hava kirliliğinden kaçınmanız sizin yararınıza olacaktır.

Deniz Kirliliği

Yoğun deniz kirliliği görülen bölgelerde fazla hareket edemeyen ya da sığ sularda yaşayan canlılar ister istemez kurşun, cıva gibi insan vücudu için aşırı toksik olan maddelere maruz kalmaktadır. Bu nedenle bu tür bölgelerde yaşıyorsanız deniz ürünleri tüketirken seçici olmanız sperm sayısı açısından yardımcı olacaktır.

Hormon İçeren Suni Yemler

Hormon içeren suni yemlerin kullanılmasıyla hayvanlar daha kaslı bir hale sokulmaktadır. Hayvan yetiştiricileri hayvanlarda et miktarını arttıran besinleri sıklıkla tercih etmektedir. Ancak bu hormonlar erkek vücuduna girdiğinde östrojene dönüşmektedir ve erkek vücudunda bulunan ekstra östrojen sperm sayısında düşüşe yol açmaktadır. Yine hormon içeren sebze ve meyveler de aynı etkiye sebep olabiliyor. Bu nedenle mümkün mertebe hormonsuz gıda ürünlerine yönelmeniz fayda sağlayacaktır.

Cinsel İlişki Sıklığı

Bu etken de erkeğin sperm sayısı açısından etkili rol oynamaktadır. Uzun süre ilişkiye girilmemesi ya da meni boşaltımı yapılmaması spermlerin ölmesine ya da hareketliliklerinin düşmesine yol açarken aynı şekilde sık cinsel ilişkiye girmek de erkeğin yeterli sperm üretememesine yol açacaktır. Sperm sayısını yeterli seviyede tutmak için gün aşırı cinsel birliktelikte bulunmak idealdir.

Sıcak Faktörü

Az çok herkesin bildiği gibi testisler için yüksek sıcak ya da ısı iyi sonuçlar doğurmamaktadır. Mümkün mertebe testislerin serin tutulması sperm sayısını yukarda tutmak açısından faydalı olacaktır. Ancak fazla soğuk da olumsuz etkiye neden olabilir. Bu duruma da dikkat etmek gerekmektedir.

İlaç Kullanımı

Kemoterapi, ağır antibiyotikler ve epilepsi ilaçları sperm kalitesi ve sayısı açısında olumsuz etki yapmaktadır. Bu ilaçları kullanırken çocuk yapmaya çalışmak pek faydalı olmayacaktır.

Sigara, Alkol ve Uyuşturucu Kullanımı

Bu maddede yazdığımız maddelerin toksik olduğunu söylemek gereksizdir. Vücudun diğer bölgeleri için de zararlı olan bu ürünler elbette sperm sayısı ve kalitesi için de olumsuz etki yapmaktadır.

Obezite

Aşırı kilolu insanların hormon değerleri diğer insanlara göre farklılık göstermektedir. Sağlıksız bir şekilde fazla kiloları olan insanlarda testosteron seviyesi düşer ve sperm sayı ve kalitesi azalır.

Orjinal Cialis ile Sahte Cialis Arasındaki Farklar.

Satışını yapmış olduğumu orijinal cialis ürünü, Türkiye’de en çok satılan cinsel destek ürünlerinden birisi olduktan sonra maalesef piyasaya çok sayıda merdiven altı üretim, sahte cialis hap çıktı. Bu

Sperm Canlılığını Arttıran Faktörler

İnsan vücudundaki tüm hücreler dış etkenlerden etkilenirken bazı hücreler diğerlerine göre daha hassas bir yapıya sahiptir. Özellikle kadınlarda yumurtalıklar ve erkeklerde spermler dış etkenlerden en

Cialis 5 mg

Günümüzün getirdiği hayat değişkenleriyle birlikte insanlarda görülen tıbbî problemlerin sayısı artarken önceden beri görülen bazı tıbbî problemlerin görülme sayısı ve bu problemlere neden olan etmenl

Kadınlarda Cinsel İsteksizlik

Diğer hayvanlar gibi bizler de doğar doğmaz dürtü olarak adlandırılan davranışlara yönelmekteyiz. Yeni doğan bir bebeğin eliyle koymuş gibi annesinin memesini bulup emmeye başlaması buna örnek gösteri